• BIST: 83.686 %-0,72
  • Dolar: 2,6582 %0,62
  • Euro: 2,8993 %0,56
  • Altın: 101,47 %0,55
03-06-2017
Murat Şimşek

Murat Şimşek

Seçime gidelim mi beyzadeler?
muradsimsek@gmail.com

Türkiye’deki anayasa referandumu tartışmaları sürerken, şimdi sıra Avusturya seçimlerinde. Konu Türkiye ve Türkler olunca istisnasız bir araya gelen Avusturya siyaseti, Avusturya’yı seçime götürüyor. Daha birkaç ay önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerini arkamızda bırakırken, şimdi de erken yapılacak seçimle genel seçimler yapılacak. Uzun yıllardan beri koalisyon ortağı olan SPÖ ve ÖVP’nin ortaya koyduğu başarısız politikalar ve zorlama hükümetler devam eden ortaklık sona erdi.

Partilerin kendi içlerindeki hesaplaşmalar ve parti çıkarlarını her şeyin üstünde tutan anlayışları artık iflas etti. Gerçeğini söylemek gerekirse Avusturya’da son yıllarda artık işin suyu çıktı. Sürekli olarak Türkiye ve Türkleri dillerine dolayan siyasetçilerin sayısında adeta enflasyon yaşandı.

Avusturya’da artık Türkiye hakkında veya Türkler hakkında olumlu bir söz ağzından çıkacak politikacı sayısı neredeyse yok gibi. İnsanın “biz neymişiz be abi!” demesi geliyor içinden. Ha gerçi onlara sorsan yok öyle bir şey derler. Biz sadece demokrasinin yanındayız, biz zaten Türk toplumunu düşündüğümüz için böyle yapıyoruz derler. Yersen yoğurt, içersen ayran! İster ye, ister iç!

Yazık, hem de ne yazık! Avusturya’nın düştüğü duruma bakın Allah aşkına! Solundan, sağından, muhafazakarından fark etmiyor artık. Eskiden bu yaklaşımı aşırı sağdan duyardık. Hakkını teslim etmek lazım. Kendi içinde de tutarlılar. Eskiden ne söyledilerse bugün aynı şeyi söylüyorlar. Ne bir eksik, ne bir fazla. Peki diğerlerine ne demeli! Yıllar önce bir arkadaşım Erdal Kalaycı bir kitap çıkarmıştı. Kitabın kapağındaki tasarım daha dün gibi aklımda. Bu kapağı sizlerle paylaşmak isterim. Kapağın üzerindeki tasarımda bir entegrasyon makinesi var. Makinenin bir tarafından giren, öbür taraftan entegre olmuş (!) bir şekilde çıkıyor. Bence artık bu makinenin zamanı geldi. Avusturya politikacılarından bu makinenin bir an önce yapılmasını bekliyoruz. Nasıl istiyorlarsa öyle!

Tıpkı Matrix filminde olduğu gibi. Nasıl bireyler istiyorlarsa öyle olalım. Pardon robotlar! Kalk deyince kalkalım, otur deyince oturalım. Yok ayakta mı duracağız ona da eyvallah! Buyursunlar efendim! Beyzadelerimiz nasıl arzu ederlerse öyle! Ne bir gram az, ne bir gram fazla! Kendileri gibi protipler mi ortaya çıkarmak istiyorlar! Hay hay efendim! Siz söyleyin, biz olalım (!)

İnsanoğlu şaşırmaya dursun! İpin ucu bir kaçtı mı tutana aşk olsun! Öyle bir an gelir ki, artık başladığın yeri bile unutursun! Politikacılarımızın durumu da aynen böyle. Bu ülkeye gelirsin yıllarca çalışır didinirsin, bu ülkenin vatandaşı olayım dersin. Önüne kocaman duvarlar örerler. Tamam arkadaş ben vazgeçtim dersin, geldiğin ülkenin geleceğinde benim de söz hakkım olsun dersin. Bunun için sandığa gidersin! Bu defa beyzadelere sonuçları beğendiremezsin. Tam deli Dumrulluk bir hal. Geçenden 33 akçe, geçmeyenden 40 akçe! Kötekte cabası!

Durum bu hal üzereyken şimdi söyleyin Beyzadeler insanlar sandığa gidip oy kullansın mı? Bunun kararını da siz verin! Neme lazım yanlış bir şey yaparız alim Allah! Sonra ayıkla pirincin taşını! En iyisi siz gelin elimizden tutun bizimle birlikte sandığa gidin. Biz bunların velisiyiz deyin. Bunlar anlamazlar oy vermeden. Onun için mührü biz basalım, bunlar da sandığa atsın deyin! Bence bu çok iyi bir fikir! Zarfları sandığa atacağız! Daha Allahtan ne istiyoruz. Hem demokratikte. Daha ne olsun! Ama bu işin sonunda yine bir Dumrulluk var gibi. Demedi demeyin! Gerisi size kalmış! Ama beni dinlerseniz makineden geçin(!) Nede olsa deliyle deli olunmaz demiş atalar.

Vesselam!

MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM