• BIST: 83.686 %-0,72
  • Dolar: 2,6582 %0,62
  • Euro: 2,8993 %0,56
  • Altın: 101,47 %0,55
06-01-2018
Murat Şimşek

Murat Şimşek

Akıl mı, yoksa duygular mı hakim olacak?
muradsimsek@gmail.com

15 Ekim’de yapılan seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başaran ÖVP daha doğrusu Sebastian Kurz, FPÖ ile yürüttüğü koalisyon görüşmelerinden sonra nihayetinde kabinesini kurarak göreve başladı.

Haydi hayırlı olsun diyelim! Bundan yaklaşık 18 yıl önce yine Wolfgang Schüssel döneminde ÖVP- FPÖ hükümeti kurulmuştu. O günlerde neredeyse tüm Avrupa ülkeleri ve AB kurumlarından inanılmaz tepkiler gelmişti. Bu tepkiler o kadar büyüktü ki o dönem FPÖ’nün başında olan Jörg Haider doğrudan hükümette yer almamış ve eyaleti Kärnten’de kalmak zorunda kalmıştı. Demek ki bu köprünün altından çok sular akmış. AB’den neredeyse yeni hükümete yönelik hiçbir eleştiri olmadığı gibi, tam tersine destekler geldi. Bu durumda söylenebilecek şey aslında birçok AB üyesi ülkenin siyaseti hiçte Avusturya’dan farklı değil. O günlerde anormal görülen aşırı sağ siyaset ve politikacılar bugün artık olağan görülmeye başlandı. AB’nin gündeminde artık insan hakları, sosyal adalet, demokrasi, evrensel barış, hoşgörü ve başka inançlara saygı yerine bir tahammülsüzlük, İslam fobi ve aşırı sağ söylemler yeni trendler haline geldi. Bunların toplumda alıcısı olduğunu gören politikacılar neredeyse her siyasi yelpazede ortaya çıkmaya başladılar.

Yani düşman yaratmak ve bu yaratılan düşman üzerinden siyasi menfaat elde etmek artık sıradanlaştı. Batı toplumunda bu düşmanlarda ağız birliği edercesine İslam ve Türkler oldu. Buna elbette Suriye iç savaşı sonucu ülkelerini terk ederek bin bir zorlukla Avrupa’ya ulaşan göçmenleri de katmak mümkün. Eğer isterse insan her zaman bir günah keçisi bulur. Zira kurt kuzuyu bir kere yemeyi aklına koymaya dursun. Artık bunun bahanesi öyle ya da böyle bulunur. Evet bundan yaklaşık 20 yıl önce anormal olan bugün normal karşılanıyor. Saldırgan politikalar günümüzün trendi. Ne kadar çok bağırırsa o kadar çok alkış alır hale geldi günümüz Avrupası!

Ama insanlık bu filmi çok izledi. Sanırım toplumlarda insanlar gibi bir kere yolunu şaşırmaya dursun gerisi artık çorap söküğü gibi geliyor. Aslında bunu en iyi bilmesi gerekenler hiç şüphesiz içinde yaşadığımız Avrupa toplumları. Bunun en son örneği 1945 yılında sona erdi. Avusturya ise daha 10 yıl yani 1955 yılına kadar bağımsızlığını kazanamayacaktı. Sanırım bunun nedenlerini bugünün politikacılarının büyük çoğu unutmuş durumda. Bunun nedeni ise siyasetteki vizyonsuzluk. Kısa vadeli çıkarlar ve koltuk merakı politikacıları Makyavelist bir yaklaşıma götürüyor. Yani amaca giden yolda her şey mubahtır yaklaşımı. İşin ilginç yanı bu amaç birkaç yılığına koltukları kapma telaşından başka bir şey değil. Bu durumda hepimizin aklındaki soru ise bundan sonrasının ne olacağı. Yani yeni hükümet artık muhalefet konforuyla hareket edemeyeceğini anlayarak bulunduğu makamın gereğini  yerine getirecek ve herkesi kucaklayarak yeni bir sayfa mı açacak yoksa zücaciye dükkanına mı girecek.

Bunun hep birlikte göreceğiz. Bakalım akıl mı, yoksa duygular mı geleceğimizi belirleyecek. Bu vesile ile herkesin yeni yılını kutlar, yeni yılın başta içinde yaşadığımız toplum olmak üzere herkes için hayırlara vesile olmasını dilerim.

Vesselam!

MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


ÇOK OKUNAN HABERLER
gazete manşetleri
BİYOGRAFİLER

E-BÜLTEN ABONELİĞİ